собрать / собирать
toplamak, toplamak, çağrı yapmak, bir araya gelmek, donatmak, drapej yapmak
FIIL
SV
General
собрать
Tamamlanan eylem
Я собрал свои вещи и положил их в чемодан.
Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.
Он собрал свои игрушки.
O, oyuncaklarını toparladı.
Он собрал последние три спички, оставленные на полу.
O, yerde bırakılmış son üç kibrit çöpünü topladı.
Он помог другу собрать компьютер.
Arkadaşının bir bilgisayar kurmasına yardımcı oldu.
Ты же возьми себе всякой пищи, какою питаются, и собери к себе; и будет она для тебя и для них пищею.
Yanına hem kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ileride yemek üzere depola.
Посему как собирают плевелы и огнем сжигают, так будет при кончине века сего: пошлет Сын Человеческий Ангелов Своих, и соберут из Царства Его все соблазны и делающих беззаконие, и ввергнут их в печь огненную; там будет плач и скрежет зубов; тогда праведники воссияют, как солнце, в Царстве Отца их. Кто имеет уши слышать, да слышит!
Deliceler nasıl toplanıp yakılırsa, çağın sonunda da böyle olacaktır. İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O'nun egemenliğinden toplayıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. Doğru kişiler o zaman Babaları'nın egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!