редко
nadiren
DIğER
General
Он редко ходит в церковь.
O nadiren kiliseye gider.
Том редко надевает шляпу.
Tom nadiren şapka giyiyor.
Наша собака редко кусается.
Bizim köpek nadiren ısırır.
Собака редко кусает, не будучи атакованной.
Saldırılmadığı sürece bir köpek nadiren ısırır.
Том редко говорит о работе.
Tom işi hakkında nadiren konuşur.
Я редко ношу галстук.
Nadiren kravat takarım.
A2 - Temel
редко
nadiren
доклад
ders, rapor, konferans kağıdı (İsim)
заболеть
tutulmak (Fiil)
General
General kategorisi