Дик попал в ДТП.
Dick, bir trafik kazası geçirdi.
Когда он пьян, он брюзжит и дерётся. Когда он трезв, он лежит на чём попало и молчит.
O sarhoşken, homurdanıyor ve kavga ediyor. O ayıkken, eline ne gelirse atıyor ve hiçbir şey söylemiyor.
По пути на вокзал я попал под проливной дождь.
İstasyona giderken bir sağanağa yakalandım.
По пути на вокзал я попал под ливень.
İstasyona giderken bir sağanağa yakalandım.
Я недавно попал в автомобильную аварию.
Yakın zamanda bir araba kazası geçirdim.
Кунихико попал в цель с первого выстрела.
Kunihiko ilk atışında hedefi vurdu.
A1 - Temel