полагать / положить
varsaymak, kabul etmek; düşünmek, inanmak
FIIL
NSV
General
полагать
Süregelen, Tekrarlanan eylem
Я собираюсь пробыть пару дней на вашей даче, и, полагаю, вы не возражаете.
Birkaç gün senin köy evinde kalacağım, sanırım senin için bir sakıncası yok.
Полагаю, для меня настал момент обсудить вопрос с ним.
Sanırım meseleyi onunla tartışmamın zamanıdır.
Полагаю, ты хочешь жить с Томом в Бостоне.
Sanırım Tom'la Boston'da yaşamak istiyorsun.
Ты не так умён, как полагаешь.
Sen olduğunu düşündüğün kadar akıllı değilsin.
Я полагаю, вы можете это сказать.
Sanırım onu söyleyebilirsiniz.
И сказал Бог: вот знамение завета, который Я поставляю между Мною и между вами и между всякою душою живою, которая с вами, в роды навсегда. Я полагаю радугу Мою в облаке, чтоб она была знамением завета между Мною и между землею.
Tanrı şöyle sürdürdü konuşmasını: "Sizinle ve bütün canlılarla kuşaklar boyu sonsuza dek sürecek antlaşmamın belirtisi şu olacak: Yayımı bulutlara yerleştireceğim ve bu, yeryüzüyle aramdaki antlaşmanın belirtisi olacak."
A1 - Temel