отлетать / отлететь
geri sıçramak, sıçrayıp gelmek, ayrılmak, uçuşunu tamamlamak, uçmaya devam etmek
FIIL
NSV
Travel
отлетать
Süregelen, Tekrarlanan eylem
По прошествии сорока дней Ной открыл сделанное им окно ковчега и выпустил ворона, который, вылетев, отлетал и прилетал, пока осушилась земля от воды.
Kırk gün sonra Nuh yapmış olduğu geminin penceresini açtı. Kuzgunu dışarı gönderdi. Kuzgun sular kuruyuncaya kadar dönmedi, uçup durdu.