замечать / заметить
not almak; gözlemek; görmek; dikkat etmek; fark etmek
FIIL
NSV
Music
замечать
Süregelen, Tekrarlanan eylem
Фома говорит, что не может больше делать вид, будто не замечает поведения Маши.
Tom Mary'nin davranışını daha fazla görmemezlikten gelemeyeceğini söylüyor.
Быть счастливым не значит, что всё безупречно, а, скорее, что вы решили не замечать недостатков.
Mutlu olmak her şeyin mükemmel olduğu anlamına gelmez fakat aksine eksikliklerin ötesine bakmaya karar vermenizdir.
Девушки замечают такие вещи.
Bunun gibi şeylere ancak kızlar dikkat eder.
A1 - Temel