входить / войти
girmek, katılmak, üye olmak
FIIL
NSV
General
входить
Süregelen, Tekrarlanan eylem
Литва входит в Европейский союз.
Litvanya Avrupa Birliği'nin bir üyesidir.
В его обязанности входит пропалывать сад.
Bahçedeki yabani otları çekmek onun işi.
Входите тесными вратами.
Yakındaki kapıdan girin.
Зрители входят в театр.
Seyirci tiyatroya giriyor.
Не входи ко мне в комнату, не постучавшись.
Kapıyı çalmadan odama girme.
Не входи в то здание.
O binaya girme.
A1 - Temel